Sunday, November 25, 2007

Silahlara hayır!


Bir hafta önce bu gece, 4 senedir tanıdığım ve hem öğrenci yurdundan komşum, hem de benimle aynı üniversitede okuyan lisansüstü bir öğrenci arkadaşım olan Amadou Cisse geceyarısını biraz geçe sokakta vurularak öldürüldü. Bu manasız ve acı ölümün beni ne kadar üzdüğünden, isyan ettirdiğinden, içimde açtığı yaralardan bahsederek duygu sömürüsü yapmak istemiyorum. Sadece silahların ne kadar anlamsız olduğuna dikkat çekmek istedim blog'umda.

Önceki günün akşamı tesadüfen, olanlardan habersiz bir şekilde Montreal'de Lord of War filmini izlemiştik. Film dünyadaki silah ticaretine ve bu sektörün ne kadar büyük olduğuna dikkat çekiyor. Bir silah tüccarının gözünden, insanların başka ülkelerdeki grupları nasıl birbirine düşürdüğü ve onlara silah satarak nasıl köşeyi döndükleri çok başarılı bir şekilde anlatılmış filmde. Dünyada savaş çıkaran devletlere baktığınızda hepsinin silah ticaretinde en önemli rolleri kapmış olduğunu görüyorsunuz.

Amerika Birleşik Devletleri ise hem savaş sebebi olan ülkeler, hem de silah satan ülkeler arasında 1. sırada. Silah satın alma ve kullanma oranı burada çoğu Batı ülkesinden daha fazla. 'Ghetto' denilen 'varoş' mahallelerinde silahlar çok normalmiş gibi kullanılıyor. Bunun sonucunda suç ve ölüm oranları artmış durumda. Silahlar insanları korumuyor, tam tersi daha da çaresiz ve aciz bir durumda bırakıyor.

Türkiye'de ise durum çok farksız değil. Asla anlayamayacağım ve 'insan' olana yakıştırmak istemediğim sebeplerden ötürü silah sahibi çoğu insan, silahını bir şeyleri 'kutlamak' amacıyla kullanıyor. Havaya, gökyüzüne doğru sıkılan kurşunlar masum canlar alıyor. Birisinin çocuğunu, birisinin babasını, birisinin kızkardeşini öldürüyor. Ancak silah ruhsatı verilme gereklilikleri değişti mi bunun sonucunda? Hiç sanmıyorum.

Silah kullanan/kullanmayı düşünen/ava çıkan/havaya kurşun sıkarak bir şeyleri kutladığını sananlara şunu söylemek istiyorum: Bir ölüm makinası hiç bir zaman masum olamaz, gösterilemez. Silah hiç kimsenin 'eline yakışmaz'. Küçük çocuklara oyuncak olarak silah asla almayın. Onları daha minicikken ölümle, yıkımla tanıştırmayın.

Siz de silah kullanmayın, ölüm ve yıkıma sebep olmayın. Arkadaşım Amadou daha 28 yaşında göğsüne sıkılan bir kurşunla bu güzel hayatı, arkadaşlarını, ailesini, 7 Aralık'ta alacağı doktora diplomasını, ve pırıl pırıl bir geleceği terketmek zorunda kaldı. Atın silahlarınızı, başka gençler, çocuklar, anneler, babalar ölmesin. Bu dehşet ve ölüm makinalarına başka kurbanlar verilmesin!

No comments:

Post a Comment