Saturday, June 8, 2013

Kalbimin şekli




Herhalde 94-95 seneleri.. 12-13 yaşında bir ortaokul öğrencisiyim. İlkgençliğin hülyaları başımda, elimde boş bir ajanda, olmuş şiir defteri.. Habire sevdiğim şiirleri oraya kopyalıyorum. Düşlerle, hayallerle dolu kafam, benden bir kaç fersah yukarıda sanki.. Yani tipik bir ergenim!!

Dragos'taki evimizin ahşap balkonunda oturuyorum, kulağımda walkman'imin radyosu.. Joy Fm diye yavaş, sakin şarkılar çalan bir radyo vardı o zamanlar Türkiye'de. En çok çaldıkları şarkılardan biri: Sting - Shape of My Heart. Neredeyse her akşam aynı saatlerde, o büyülü gitar tınılarıyla başlayan, harika şarkının büyüsüne kaptırıyorum kendimi. Balkon, gece, ben ve müzik yalnızız. Müzik sanki genişleyip bütün kainatı dolduruyor. Sting o kadife sesiyle söylüyor:

I know that the spades are the swords of a soldier
I know that the clubs are weapons of war
I know that diamonds mean money for this art
But that's not the shape of my heart..



Sonraki yıllarda da sürekli dinleyeceğim, dinlemekten hiç bıkmayacağım bir şarkı.. 'Kalbimin şekli'..hayatımı değiştiren şarkılardan biri.

Nereden bilebilirim ki ben o andan 18 sene sonra bambaşka, okyanusun ötesinde, uzak bir ülkede, evli ve çocuklu, 'büyümüş' halimle aynı şarkıyı sevgili Sting'den canlı olarak dinleme mutluluğuna erişebileceğimi? Sting 60 yaşını geçmiş olduğunu hiç belli etmeden, delikanlılara taş çıkartacak bir enerjiyle parlıyor sahnede.. Kadife sesi hiç ama hiç bozulmamış, hatta daha da güzelleşmiş diyebilirim. O gitarının tellerine dokundukça, biz mutlulukla gülümsüyoruz. Müziğin bizi birleştiren evrensel gücünü, vücudumuzda dolaşan kanın her hücreye, her kılcal damara ulaşması gibi müziğin yüreğimizin bütün odalarına, bütün koridorlarına bir sel gibi doluşunu, nüfuz edişini hissediyoruz. O anda müzik, bir zaman makinesine dönüşüyor. Ben orada ayakta duran 31 yaşındaki kadın, aynı zamanda 13-14 yaşlarındaki genç kızım. İçimde zaman, mekan, anılar, İstanbul ve Chicago birbirine karışıyor. Gerçek, katıksız, saf, sihirli bir mutluluk.


Ve son şarkı.. Sting enfes güzellikteki şarkısı Fragile'ı söylerken, aklım Türkiye'me gidiyor.. Hiç aklımdan çıkmadı zaten ülkem, bedenim burada Chicago'daysa düşüncelerim, kalbim, aklım hep orada zaten.. Sting söylüyor, ben ülkemi düşünüyorum.. Ne kadar kırılganız hepimiz, ne kadar naif, ne kadar güzel.. Ah bir anlayabilsek bunu.


If blood will flow, when flesh and steel are one
Drying in the colour of the evening sun..
Tomorrow's rain will wash the stains away,
But something in our minds will always stay.
Perhaps this final act was meant
To clinch a lifetime's argument
That nothing comes from violence, and nothing ever could..
For all those born beneath an angry star,
Lest we forget how fragile we are..

On and on, the rain will fall
Like tears from a star, like tears from a star
On and on, the rain will say
How fragile we are how fragile we are

On and on the rain will fall
Like tears from a star like tears from a star
On and on the rain will say
How fragile we are, how fragile we are
How fragile we are, how fragile we are...









1 comment: