Tuesday, May 27, 2014

Özlemek


Hani özlem acıtır diye yazmıştım, bir zamanlar.. İşte o özlem, yıllar geçtikçe azalmıyor. Alışılmıyor da. Hep acıtıyor, acıtmaya devam ediyor. Bir yanım hep eksik, mutluluğum hep yarım.

Skypeta giderilmeye çalışılan hasret.... Bir ekranda sevgiye dokunabilir misiniz?

Niyeyse bugün hasretle kaplandı kalbim. Çok, çok özledim. Dokunmayı, sarılmayı özledim canlarıma. Mis gibi kokusunu özledim annemin.

Küçük bir çocuktan farksız, kalakalıyorum bazen, hayat karşısında.






2 comments:

  1. Karşımda,
    ömrümüz misâli, zamanı yararaktan akıp giden
    Bitimsiz bir yol

    İçimde,
    kenarlarımdan sıza sıza, yollara taşan
    Hem acıtıp hem coşturan
    Nevbaharında bir hasretle
    Uyandım bu sabah...

    Gökyüzünün uçuk mavi,
    güneşin limoni bir ton aldığı
    Hafif sisli sabahlarının erken saatlerini
    siz de bilirsiniz
    Yolun kenarından,
    geçenleri selamlayan levhalar dizili
    Otobandan öte hiç bir yere kendinizi ait hisettmediğiniz
    Bana bir masal anlat baba'yı defalarca dinlediğiniz,
    Keyifli rakı sofralarında, ud'un tellerinden yükselen makamlara eşlik eden, hafifçe yana eğdiği başını, siyah dalgalı saçlarını, kalın gözlükleri ardında küçülmüş badem gözlerini düşlediğiniz,
    burnunuzun ucundan damlayan tuzlu gözyaşınızın tadıyla irkildiğiniz
    sabahları...

    Sanki bir sigara daha yaksam
    Öndeki gürültü tırı sollayıp
    Puslu gök kubbenin altından bir şarkı boyu daha gitsem
    Ona varacağım
    Boynuna sarılacağım
    Ve dünya yeniden
    İçinde o varken ki gibi
    Black
    İşte öylesine
    Mucizelere inanmak istediğim
    bir sabah.

    ReplyDelete
    Replies
    1. black değil tabii :)
      olacak

      Delete