Wednesday, August 22, 2007

Kahire'de bir Türk kızı!


Kahire.. Çığırından çıkmış, canlı bir organizma gibi büyüyen bütün devasa şehirler gibi (İstanbul, New York, Hong Kong...vs.) insanda hayret uyandıran, şaşkınlık yaratan, sevgi-nefret ilişkisi doğuran bir şehir. 10 gündür yaşıyorum bu şehirde ve bir 15 gün daha yaşayacağım, bana sorduklarında, nasıl özetlerim Kahire'yi?

Kalabalıklar, kızgın ama nemsiz bir sıcak, yanık ezanlar, nargile kokuları, naneli siyah çay, inanılmayacak kadar karmaşık ve kuralsız bir trafik, bağırarak konuşan Araplar, şehirde herşeyin üzerinde birikmiş o eski zamanın tozu, türbanlı ancak dar jeanler ve t-shirtler giyip yüzlerinde çok ağır makyajlarla dolaşan tombul kadınlar, gölgeli ara sokaklar, eski arabalar, siyah-beyaz taksiler, Nil kenarında gece parlayan ışıklar, 20 cente satın alabileceğiniz kocaman bir bardak mango suyunun lezizliği, acı kahve kokusu, palmiye ağaçları, yollarda atlar, atlı araba ve faytonlar, sokağımın gerisindeki eski ve güzel bakkal, ufukta cami silüetlerine karışmış piramitlerin silüetleri, eski hanlar, zamanın durduğu kahvehaneler, kuşburnu çayı kokusu, cızırtılı kasetlerden yükselen Ümmü Gülsüm ve Feyruz şarkıları.. Herşeye rağmen, bütün fakirliklerine rağmen hala gülümseyebilen sımsıcak insanlar.. Yiyecek bir lokma ekmekleri kalmış olsa onu size verip kendisi aç kalabilecek olan insanlar..Doğu'nun insanları..

Geçmişte, kayıp bir zamanda takılıp kalmış olmasına, geçmişi bazen gelecekle birlikte yaşayabilmesine, birbirine zıt bir çok şeyin yanyana varolabilmesine rağmen Kahire'de, Batı'nın çoğu şehrinde olmayan o ruh var. Sadece Doğu'nun şehirlerinde gördüğüm bir ruh. İstanbul'da, Mardin'de, Urfa'da, Trabzon'da... İçinize işleyip sizi ısıtan o ruh. Kendinizi buralara çok da yabancı hissedemeyeceğinizi, çünkü buralara ait olduğunuzu anlatan o sımsıcak his, kalbinize yayılan.. Kahire'de işte o Doğu esrarı var. Her şeye rağmen, bütün teknolojik gelişmelerine, bazen insanı delirten trafiğine ve karmaşasına rağmen hala ve inatla var.

Hem size bütün her şeyini, her sırrını bir anda, kolayca ve bir tabağın üzerindeymişçesine rahatça sunan bir şehri herkes sever! Batı'nın çoğu şehrini sevmek çok kolaydır bence bu yüzden: Londra'yı, Paris'i, Stockholm'u, Chicago'yu.. Bu şehirlerde herşey önünüze konulmuştur çünkü, çok 'user-friendly'dir bu tür şehirler:) Yani kullanılması kolay ve rahattır herşeyin. Bir turist olarak giderseniz gitmeniz gereken yerler belli, yapmanız gereken şeyler bir liste olarak önünüzdedir.

Ama asıl zor ama çok keyifli olan, sizi zorlayan, sırlarını öyle hemencecik ortaya dökmeyen bir şehri sevmektir. Gizlerini keşfe çıkmaktır arka sokaklarında, fakir, hüzünlü mahallelerinde, çamaşırların asıldığı boyası dökülmüş balkonlarında, sokaklarda koşuşturan kıvır kıvır saçlı, simsiyah gözlü çocuklarında.. Eğer bir şehri sevmemek için yüzlerce neden gösterebiliyorsanız ama yine de onsuz yaşayamacağınızı düşünüyorsanız ve ondan vazgeçemiyorsanız, işte bir şehri gerçekten sevmek budur.

Ve bu ölçülere göre benim ilk ve tek aşkım güzel İstanbul'dur.. :)

9 comments:

  1. bu karşılaştırmayı beğendim. bu konuda bir yorum yazmak isterdim -hatta yazdım- ama sonra, bir iki anadolu şehri dışında gördüğüm hangi doğu şehri var diye düşündüm. yakında böyle bir geziye de çıkamayacağıma göre, okuyayım dedim. okuyayım biraz sonra bir yorum yazarım dedim.

    ReplyDelete
  2. Tesekkurler yorumunuz icin:) Dogu sehirlerini gezmenizi tavsiye ederim, hep Avrupa ve Amerika odakli olmaktan Dogu'nun guzelligini farketmeye firsat bulamiyoruz bence..

    ReplyDelete
  3. Harika zaman ve mekan tasvirleriyle suslu isabetli gozlemler... Lirik bir eser. THUMBS UP!!!

    ReplyDelete
  4. :) Cok sagol canimm

    ReplyDelete
  5. sizden ricam kahiredeki otel ve yiyecek ücretleir ne kadar, yani 5 günlügüne gitsek oralar ne kadarlık bir para almamız gerekli yanımıza ? teşekkürler.

    ReplyDelete
  6. harika....ben de kendim için kahirede bi türk kızı diyebilmeyi çok isterdim....bu yorumu yazmak ta çok zahmetli oldu belirtmeden geçemiycem:D lütfen bana sizinle tanışma fırsatı verir misiniz....!!!

    ReplyDelete
  7. merhaba anlattıklarınız beni çok duygulandırdı.... Kahire benim hayatım hiç görmeden vurulduğum şehir... neden bilmem... hep gitmek istiyorumm... bi şey soracağım ben edebiyat öğretmeniyim orada bulunan hiç Türk okulu veya bunun için iletişime geçebileceğim birilerini tanıyor musunuz? o kadar çok çabaladım ki bunun için belki siz vesile olursunuz çok teşekkür ederim...

    ReplyDelete
  8. BİLENT ERSEN2:22 AM

    AYNI SİZ GİBİ BENDE KAHİREDE 45 GÜN YAŞADIM DAHA ÖNCESİDE 45 GÜN DE YAŞAMIŞTIM ESKİDEN KAHİRE ESKİDEN ÇOK GÜZEL DEĞİLDİ ŞİMDİ KAHİRE GELİŞEN FAZLA OLMASADA TEMİZLİĞE DOGRU YOL ALAN VE TURİSLERE DAHA FAZLA İLĞİ ALKA GÖSTEREN VE İNSANLARI DAHA SEVECEN DURUMA GELEN GÜZEL BİR ŞEHİR HALİNE GELMİŞ KAHİRE GİZA İSKENDERİYE FAYUM PORT SAYD ESKİSİNE BAKARAK ÇOK DAHA FAZLA GELİŞMİŞ DURUMDA VE TEMİZ HALE GELMİŞ PİRAMİTLERİN ÇEVRESİ ESKİ KALE ÇEVRESİ ÇOK TEMİZLENMİŞ NARGELE KAFELERİ DAHA MODERN HALE GELMİŞ NEKADAR GELİŞSEDE GİTİM 81 ÜLKE ARSINDA TÜRKİYENİN YERİ BANBAŞKA BEN TÜRKİYE AŞIGIYIM HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN TÜM HAYALERİNİZ GERÇEKLEŞSİN HOŞCAKALIN bilentersen@hotmail.com ANKARA

    ReplyDelete
  9. Anonymous4:04 PM

    Moonshine merhaba,

    Bayram sonrasi 28 gunlugune isim yuzunde Kahire ye gidicegim, yazinin basinda okuyunca sende bir o kadar kalmissin orda :) sana soracagim bana saglam bir hotel 5 yildiz sartmis sanirim :) temiz ve modern bir bolge yada... alisveris icin mekan , bir aksam cikip 2-3 bira icebilcegim bir bar :) sehir ici ulasimin kolayligi ? en uzak iki ucu arasi sure olarak ? Zamalek baya iyiymis diyor herkes, gercekten orda mi kalmaliyim ... ben acikcasi bir cok yer geziyorum ama Misir ilk olcak :) yani kirlilik ve yemekler konusunda supheliyim .. mideyi bozmayiz insallah :D .. 25 gun orda kalmis biri olarak bana biraz tavsiyelerde bulunur musun

    guzel_sezgin@yahoo.com

    ReplyDelete