Wednesday, October 18, 2006

Bir bardak sıcak çay



Amerika'ya geldiğimden beri neredeyse hiç kahve içmememe karşın bir Türk kızı olarak çay içme geleneğimi tüm hızıyla sürdürdüm. Starbucks'larıyla ünlü bu ülkede kahve içmeyerek her ne kadar Amerikalıların şaşkın bakışlarına maruz kalsam da kahvenin bende yarattığı iç titremesini ve aşırı uyanıklık halini sevmiyorum. Tadını da bir türlü sevemedim, kokusu insanı delirtecek kadar güzel ve çekici olmasına karşın tadı kokusu kadar başdöndürücü değil kahvenin. Mideye de çok sert gelen bir içecek siyah kahve, ancak kırk yılda bir, çok büyük bir yemeğin sonunda keyif için içiyorum, onun da yanında tatlı olursa. Zaten kahve çok seyrek içildiğinde dahi içine şeker ya da süt gibi kahveyi 'kirleten' maddeler konulmamalı diye düşünüyorum.

Kahveyi neredeyse hiç içmediğim ve artık gazlı içecekleri de iki üç senedir hayatımdan tamamen çıkardığım düşünülürse geriye en çok tükettiğim sıvı olan çay kalıyor. Çayın her türlüsünü, her yemeğin yanında, yemekten önce ya da sonra, gece ya da gündüz içebilirim. İnsanın ruhsal durumuna bile iyi gelir bence bir bardak sıcak çay, hem zaten demezler mi hep, 'bir bardak sıcak çay iç, hiç bir şeyin kalmaz' diye? Ben de Amerikada bizim klasik siyah Türk Rize çayından başka bir çok değişik çeşit deneyip hepsini ayrı ayrı sevdim. Sevdiğim (ve tümünü şekersiz içtiğim) çaylar arasında başta gelenlerin bir listesini yapmak gerekirse:

Siyah çaylar:

Rize çayı:)
Hindistan'dan Seylan, Assam ve Darjeeling
Çin'den siyah çay

Yeşil çaylar:

Yasemin çayı, Oolong çayı, Beyaz Çay (hepsi Çin bölgesinden), yeşil mango ve şeftali aromalı Assam çayları, Macha çayı.

Kafeinsiz/Bitkisel çaylar:

Vanilla Rooibos (kırmızı çalı) çayı, papatya çayı, ıhlamur, kuşburnu, portakal ve baharatlı çay, nane-kekik çayı, şeftali aromalı bitki çayı.


Şimdilik aklıma gelenler bunlar, ama benim de bazen çaylarımı aldığım internet sitesi olan http://www.specialteas.com da hem onlarca değişik çay türü, hem de çay hazırlama teknikleri ve yöntemleriyle ilgili bir çok bilgi bulabilirsiniz. http://www.teavana.com 'da ise gerçekten çok güzel görünen, dökme demirden yapılan ve Japonya'da 'Tetsubin' denilen kocaman çaydanlıklardan var. Bana bir arkadaşım doğumgünümde hediye etmişti bunlardan biri, gerçekten de ailede torunlara dahi geçebilecek değerde ve kalitede bir çaydanlık. İnsan bu kadar güzel bir çaydanlıkta demleyince çayı, çay içme eylemi bir keyif törenine dönüşüyor. Ayrıca çay kolay kolay da soğumuyor böyle bir kaptaysa eğer.

Sabah ya da akşam, enerji dolu ya da yorgun olduğum her anda içiyorum çayı, ama özellikle çok okuması gereken bir insan olarak akşamları uykum gelmişse düşüncelerimi keskinleştirmesi ve beynimi açması konusunda siyah çayın üzerine başka bir içecek tanımıyorum. Gece ders çalışmanın en güzel yanı sanırım, çay içebiliyor olmak ve uyuyakalmamak. Tadı bu kadar güzel olan bir içeceği bize hediye ettiği için ve içine kafeini de koyduğu için doğaya teşekkür etmemiz gerek aslında! İşte bütün bu sebeplerden dolayı, 'Bir bardak sıcak çay'ın getirdiği huzuru hiç bir şeye değişmem.


Fotografin çekildiği yer: Danimarka - Kopenhag - Tivoli bahçeleri.
Çaydanlığın içindeki çay: Seylan çayı:)

No comments:

Post a Comment